27 Temmuz 2013 Cumartesi

İste ve Harekete Geç!

       İstemek başarmanın yarısıysa, neden her isteğimiz başarıya ulaşmıyor? Çok mu istemedik? Kalpten mi dilemedik? Yoksa imkânsızı mı bekledik?

       İstemek…

       İnsan doğası gereği birçok şeyi ister ve gerçekleşmesi için de kapasitesi dâhilinde elinden geleni yapar. İnsan istedi ve okyanusları aşarak kıtalar kat etti.  İnsan istedi ve aya çıktı. İnsan istedi ve isteğini gerçek kıldı. Demek istediğim imkânsız gibi görünen istekler sadece arzulamak ve azmetmekle gerçekleştirilebilir. ‘İmkânsız’ sadece yeterince istemeyen insanların kullandığı klasik bir bahane sözüdür!

       İsteyeceksiniz…

       İliklerinize kadar isteyeceksiniz hem de. Hayalini kuracaksınız, tüm hücrelerinizle arzulayacaksınız. Çınar gibi güçlü olacaksınız, sağlam adımlarla ilerleyeceksiniz hedefinize. Yolun daha başındayken, henüz yeşermemişken sizi kırıp koparmalarına izin vermeyeceksiniz. Ter akıtacaksınız, gözyaşı dökeceksiniz, rüyalarınızı süsleyecek, dua edeceksiniz. Onunla yatıp, onunla kalkacaksınız. Vazgeçmeyeceksiniz, yılmayıp yıkılmayacaksınız. İnanacaksınız, özümseyeceksiniz. Düşeceksiniz ama kalkmayı bileceksiniz. Nefesiniz yetmeyecek belki ama pes etmeyeceksiniz.

       İsterseniz; bir adım öne geçersiniz, eyleminizin yarısını başarmış olursunuz. Son bir şey kalır geriye: harekete geçmek! Sonunda zaferi kazanırsınız veyahut kaybedersiniz. Sonuçta siz istediniz ve emek sarf ettiniz. Kimse sizi bir şey yapmamakla itham edemez, keza siz de kendinizi böyle bir şeyle suçlayamazsınız.

       İnsanız, sihirli değneğimiz yok ki masallardaki gibi dilediğimiz her neyse anında oluversin. Hem zaten insanlar olarak kolay elde ettiğimiz ne olursa olsun kıymetini de bilmeyiz.

       Dilediğiniz şey gökten şıp diye düşüvermedi mi de, bahane bulmak kolay olur. Öyle şansa, kadere, kısmete de bırakmayacaksınız işinizi. Önce efor sarf edeceksiniz. Uğraşıp didineceksiniz. Evrene kanıtlayacaksınız arzunu. Feleği yüzünüze güldüren ‘siz’ olacaksınız.

       İnsanız biz! Aklımız ve zamanımız var. Bir de sabrımız. Kullanmayı bilene ne âlâ.

       Hevesinizi bir nefeste kurutmamanız temennisiyle…



9 Temmuz 2013 Salı

Bazı, Bazısı, Bazıları