8 Mayıs 2014 Perşembe

Fil Unutur, Kadın Unutmaz!

Fil unutur, kadınlar unutmaz!
Doğru, biz kadınlar hiçbir şeyi unutmayız…
Belki de kâinata her şeyi hatırlamak için gönderildik, erkeklerin her şeyi unutmak için gönderildikleri gibi… Ne dersiniz?
Belki bir yerlere not ederek, belki bir fotoğraf karesiyle tarihe kaydederek, belki de zihnimizin en ücra köşesine kazıyarak…
Görmek ve hatırlamak istediğimiz her şeyi o küçük loblarımıza kaydederiz, istemesek bile.
Mesela erkekler dün akşam yediği yemeği bile hatırlamazken, biz kadınlar 5 yıl önce gittiğimiz falcının söylediği kehanetleri harfi harfine dile getirebiliriz. Veya 3 yıl önce restoranda sevgilinizi süzen kadının giyiminden tutun ayakkabı numarasına kadar aklımızdadır.
Bazı anları hatırlamak heyecan vericidir. Taptaze tutar ruhunuzu, ilk günkü gibi hissetmenize olanak sağlar.
Hani sevdiğiniz adamın sizi ilk öptüğü an, bedeninize ilk dokunuşu…
Bazı anlar ise kin duygusu beslemeye elverişlidir. Hani şu kelimelere dönüşmemesi gereken anlar, hiç yaşanmamış olmasını dilediğiniz anlar…
Hani o anlamsız kavgalar, kıskançlıklar, tekrarlanmayacak da olsa yapılan hatalar…
Unutmamak için direniriz.
Unutmamak kadını hayatta tutar, fakat hayatından da çalar.
Can yakar!
Unutamaz!
‘Muş’ gibi yapar kadın.
Sineye çeker…
Lakin bütün ayrıntılar, söylenenler kelime kelime kazınmıştır belleğine…
Biraz geçmişte yaşatır kadını…
Kadına unut demek, elinde olmayanı istemek gibidir.
Neşter vurulan beden gibidir, hiçbir şey yokmuş gibi hayat devam eder fakat izi hala oradadır.


Hiç yorum yok:

Yorum Gönder